
Avrupa’nın kimya üreticileri ikinci çeyrek bilançolarına savaş kaynaklı fiyat avantajıyla giriyor. Hürmüz Boğazı çevresindeki sevkiyat kesintileri, hammaddeye daha bağımlı Asyalı üreticilerin maliyetlerini artırırken Avrupalı şirketlerin bazı ürünlerde fiyat yükseltmesine alan açtı.
Yatırımcıların odağı artık fiyat artışının kendisinden çok satış hacmi ve kârlılığa çevrildi. Müşterilerin tedarik korkusuyla öne çektiği siparişler sona erdiğinde, Avrupa kimya sektörünün yıllardır taşıdığı zayıf talep sorununun yeniden görünür hale gelmesi bekleniyor.
Fiyat avantajı nereden geldi

Orta Doğu’daki çatışmalar petrol, doğal gaz ve petrokimya hammaddelerinin taşınmasını zorlaştırdı. Artan navlun maliyetleri ve teslimat süreleri, Asya’dan Avrupa’ya ürün gönderen üreticilerin fiyat avantajını daralttı.
Avrupalı müşteriler bu dönemde en düşük fiyat yerine kesintisiz teslimata öncelik vermeye başladı. Bölge içinde üretim yapan şirketler daha güvenilir tedarikçi konumuna gelirken bazı kimyasal ürünlerde satış fiyatları yükseldi.
Özellikle yüksek performanslı polimerler, yağlayıcı katkıları, çapraz bağlayıcılar ve belirli özel kimyasallarda arz sıkışıklığı görüldü. Asya’dan gelen rekabetin geçici olarak zayıflaması, Avrupalı üreticilerin marjlarını destekledi.
Savaşın ilk aylarında yapılan ihtiyati alımlar da siparişleri artırdı. Şirketler ve sanayi müşterileri, hammadde kıtlığı yaşanabileceği endişesiyle normal ihtiyaçlarının üzerinde stok oluşturdu.
Almanya’da üretim yüzde 3 düştü

Fiyat avantajına rağmen sektörün temel göstergeleri toparlanmaya işaret etmiyor. Almanya’nın kimya ve ilaç üretimi 2026’nın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 geriledi.
Sektörün altı aylık satışları yüzde 1 düşüşle 106 milyar euroya indi. Üretici fiyatları ise yüzde 2 yükseldi. Rakamlar, ciroyu fiyatların desteklediğini ancak fiziksel üretim ve sipariş hacminin zayıf kaldığını gösterdi.
Alman Kimya Sanayicileri Birliği, ilaç sektörü dahil toplam üretimin 2026’nın tamamında yüzde 1,5 azalmasını bekliyor. Birlik, savaşın bazı şirketlere sağladığı kısa süreli avantajın genel sektör görünümünü değiştirmeye yetmediğini belirtti.
Kimya sektörü; otomotiv, inşaat, tarım, tekstil, ambalaj ve tüketici ürünlerine girdi sağlıyor. Üretimdeki daralma yalnızca kimya şirketlerinin değil Avrupa sanayisinin genel talep koşullarının da zayıf seyrettiğine işaret ediyor.
Üç şirket beklentiyi yükseltti

BASF, ikinci çeyrekte özel kalemler öncesi faiz, vergi ve amortisman öncesi kârının 2,4 milyar euroya ulaştığını açıkladı. Piyasa beklentisi 2,1 milyar euro seviyesindeydi. Şirketin satışları yüzde 16 arttı.
Alman kimya üreticisi, 2026 yılı kâr beklentisini 6,2-7 milyar euro aralığından 6,9-7,7 milyar euroya çıkardı. Yıllık ortalama petrol fiyatı varsayımını da 65 dolardan 80 dolara yükseltti.
BASF’nin beklentisini artırmasına rağmen şirket hisseleri öncü verilerin açıklandığı gün yüzde 4 geriledi. Yatırımcıların kimyasal fiyatlarındaki son düşüşe, ikinci yarıdaki kâr hızına ve bazı ana faaliyet alanlarının beklentiyi karşılayamamasına odaklandığı görüldü.
Brenntag, ikinci çeyrek faaliyet kârının yaklaşık 450 milyon euro olmasını bekliyor. Şirket, yıllık faaliyet kârı tahminini 1,15-1,35 milyar eurodan 1,25-1,4 milyar euro aralığına yükseltti.
Evonik ise ikinci çeyrekte düzeltilmiş faaliyet kârının 600-650 milyon euro arasında gerçekleşmesini bekliyor. Aralığın orta noktası, geçen yılın aynı dönemindeki 509 milyon euroya göre yüzde 23 artışa işaret ediyor.
Şirket yıllık düzeltilmiş faaliyet kârı beklentisini 1,7-2 milyar eurodan 2-2,2 milyar euroya çıkardı. Evonik, iyileşmede yüksek fiyatların, artan hacmin, maliyet azaltımlarının ve Asyalı rakiplerin yaşadığı tedarik sorunlarının etkili olduğunu bildirdi.
Stoklama gerçek talep değil

Sektörün karşı karşıya olduğu temel soru, ikinci çeyrekteki güçlü siparişlerin ne kadarının gerçek tüketimden kaynaklandığı olacak. Müşterilerin arz kesintisine karşı yaptığı ihtiyati alımlar, gelecek aylardaki siparişlerin öne çekilmiş hali olabilir.
Stokların yeterli seviyeye ulaşması ve deniz taşımacılığının normalleşmesi durumunda yeni siparişlerin hızla yavaşlaması bekleniyor. Böyle bir senaryoda üreticiler, geniş kapasiteyle zayıf talebin yeniden karşı karşıya kaldığı bir piyasa görecek.
Alman sektör birliği, savaşın yarattığı geçici ekonomik hareketliliğin sona ermesinin ardından fiyat baskısının geri dönebileceği uyarısında bulundu. Önceden yapılan alımların azalması, ikinci yarıda satış hacimlerini aşağı çekebilir.
Evonik de tedarik zincirlerindeki avantajın yılın ilerleyen bölümünde zayıflamasını bekliyor. Şirket, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve deniz taşımacılığının dengelenmesiyle Asyalı rakiplerin pazara daha güçlü dönebileceğini öngörüyor.
Asya rekabeti geri dönüyor

Avrupa kimya sektörü uzun süredir yüksek enerji maliyetleri ve Çin merkezli kapasite artışıyla mücadele ediyor. Çin’de yerel üretimin büyümesi, daha önce Avrupa’dan yapılan kimyasal ürün ithalatının önemli bölümünü ikame etti.
Avrupalı şirketler geçmişte hızlı büyüyen Asya pazarlarına ihracat yaparak kapasitelerini yüksek seviyede tutabiliyordu. Çin ve diğer Asya ülkelerinde yeni tesislerin devreye girmesi, bu ticaret modelini zayıflattı.
Orta Doğu’daki sevkiyat sorunu Asyalı üreticilerin hammadde maliyetlerini geçici olarak artırdı. Buna karşın bölgedeki şirketlerin alternatif tedarik yolları geliştirmesi ve üretim planlarını yeni koşullara uyarlaması bekleniyor.
Enerji fiyatlarının normalleşmesi halinde Avrupa’nın yapısal maliyet dezavantajı yeniden öne çıkabilir. Doğal gaz, elektrik, iş gücü ve düzenleme maliyetleri Avrupa’daki tesislerin Asya ve ABD’deki rakiplerle rekabetini zorlaştırıyor.
Sektördeki geçici kâr artışı, yeniden yapılanma planlarını da durdurmadı. Evonik, 2024-2026 dönemindeki 2 bin 800 kişilik azaltıma ek olarak 2027-2029 yıllarında yaklaşık 3 bin 200 pozisyonu daha kaldırmayı planlıyor.
Bilanço takvimi kritik

Avrupa kimya sektöründe fiyat desteğinin kalıcı olup olmadığı, temmuz sonundan itibaren açıklanacak bilançolarda görülecek. Yatırımcılar yalnızca faaliyet kârına değil satış hacmi, sipariş görünümü ve ikinci yarı tahminlerine odaklanacak.
BASF 29 Temmuz’da yarıyıl sonuçlarını açıklayacak. Wacker Chemie’nin bilançosu 30 Temmuz’da, Clariant’ın sonuçları ise 31 Temmuz’da yayımlanacak.
Evonik nihai ikinci çeyrek sonuçlarını 4 Ağustos’ta duyuracak. Lanxess 7 Ağustos’ta, Brenntag ise 12 Ağustos’ta yarıyıl bilançosunu açıklayacak.
Bilançolarda fiyatların ne kadar yükseldiği, satış hacminin artıp artmadığı ve işletme sermayesindeki hareket izlenecek. Yüksek stoklar ve pahalı hammaddeler, kâr artmasına rağmen nakit akışını baskılayabilir.
Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği, petrol ve doğal gaz fiyatları ile Asya’dan Avrupa’ya navlun maliyetleri sektörün ikinci yarı görünümünü belirleyecek. Savaş kaynaklı fiyat desteği azalırsa Avrupa kimya şirketlerinin yeniden zayıf talep ve kapasite fazlasıyla karşılaşması bekleniyor.
