Borsada Sosyal Medya Tehlikesi: “Yatırım Tavsiyesi Değildir” Demek, Sizi Sorumluluktan Kurtarır mı?

Günümüzde borsaya olan ilginin de epey artmasıyla artık hemen hemen herkesin alışkanlık hâline getirdiği bu kısaltmanın açılımı “yatırım tavsiyesi değildir” demek.

SPK (Sermaye Piyasa Kurulu) lisansı bulunmayan veya iktisadi konularda profesyonel olmayan birçok kişinin “bilgi” veya “öneri” amacı taşıyan paylaşımlarında, tabiri caizse bu sihirli ifadeyi kullanarak sermaye piyasası mevzuatı kapsamındaki sorumluluklardan kurtulduklarını sandıklarını görüyoruz.

“Eğer taksici, berber, kıraathanede okey oynayan hiç tanımadığın biri sana borsadan veya ekonomiden bahsediyorsa problem epey büyük!”

Ünlü borsacılardan Dündar Altay‘ın borsa piyasasındaki riskleri anlatan sözü oldukça dikkat çekici. Bu söz, piyasanın sıradan vatandaş arasında popülerleştiği ve hatta günlük konuşmalarda yer almaya başladığı bir dönemde, yatırımcıların dikkatli olmaları gerektiğini vurguluyor.

Genellikle, borsa piyasasının çok geniş bir kitle tarafından konuşulmaya başlaması, piyasanın aşırı değerlendirildiğine ve bir balonun oluşmaya başladığına işaret edebilir. Bu durum, yatırımcılar için riskleri artırır çünkü piyasanın geniş bir kitle tarafından anlaşılmadan ve analiz edilmeden, sadece popülaritesi nedeniyle yatırım yapılması, fiyatların gerçek değerlerinden uzaklaşmasına yol açabilir.

Altay’ın bu sözü; borsa yatırımcılarına, piyasanın genel popülaritesine göre değil, kendi araştırmaları ve analizlerine dayanarak hareket etmeleri gerektiğini hatırlatıyor. Bu, özellikle hızlı fiyat artışları gösteren hisse senetlerinde dikkatli olmayı ve piyasa dinamiklerini sürekli takip etmeyi gerektirdiğini söylüyor.

2020 yılında bazı hisse senetlerinin gösterdiği olağanüstü artış oranları, bu tip bir piyasa davranışının somut örneklerinden birini oluşturuyor. Borsanın bu şekilde popülerleşmesi ve halk arasında yaygınlaşması, piyasada dikkatli olunması gereken bir dönemin işareti olabilir. Yatırımcılar için bu durum, piyasa dinamiklerini ve olası riskleri dikkatle değerlendirme ihtiyacını artırıyor.

Bazı insanlar, bu “ytd” kısaltmasının SPK tarafından şart koşulan bir “yasal uyarı” olduğunu sanıyor.

Herhangi bir yatırım aracı hakkında sadece bilgi vermek yatırım tavsiyesi olarak nitelendirilmiyor. Ancak sermaye piyasası araçları, bunları ihraç eden ortaklık ve kuruluşlar ile piyasa eğilimleri hakkında yönlendirici nitelikte yazılı veya sözlü bilgi, bu kapsam dışında sayılıyor.

Günümüzde insanların, bir hisse hakkında herkese açık genel bir bilgiyi paylaşırken dahi “yatırım tavsiyesi değildir” demek zorunda olduklarını hissettikleri bir dönemdeyiz.

Mevzuata göre yatırım tavsiyesi verilmediği süreçte bilgi mahiyeti taşıyan durumlarda herhangi bir sorun yok. Yani kısaca; piyasanın genel işleyiş biçimi, hisse senedinin fiyat performansı sektörel beklenti ve konularda kamuoyuna açık verilerin derlenmesi gibi ifadelerde kullanılmasına gerek yok.

Ancak sanal alemde sıklıkla karşımıza çıkan biçime bakarsak bu durumla biraz çelişiyor.

Öyle ki özellikle Telegram gruplarında belirli bir hisse verip şu kadar artacağını veya düşeceğini söyleyenler, sonunda bu kısaltmayı yazıp bu sorumluluktan kendilerince kurtulduklarını düşünüyorlar.

Halbuki durum tam olarak öyle değil, bir hisse ile ilgili yatırım tavsiyesi niteliği taşıyan bir durum söz konusu ise bu kısaltmayı kullanmak hukuki açıdan sorumluluktan tam olarak kaçmayı sağlamıyor.

Sermaye piyasalarında yatırım önerileri yapacak bireyler ve kurumlar için ilke ve kuralların belirlenmesi Sermaye Piyasası Kurulunun sorumluluğundadır. Yatırım önerilerinin her platformda, basılı medyadan dijital medyaya kadar geniş bir yelpazede sunulması, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından oluşturulan yönetmeliklere bağlıdır.

Bu alanda rehberlik eden ve yatırım danışmanlığı faaliyetlerini düzenleyen ana yasal düzenleme, 6 Aralık 2012 tarihinde 6362 sayısı ile Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Sermaye Piyasası Kanunu‘dur.

Yatırım tavsiyesi değildir” veya kısaltması YTD ifadesi, finansal tavsiyelerde bulunan kişilerin veya kurumların, sundukları bilgilerin yatırım danışmanlığı kapsamında olmadığını ve kişisel mali durumlarına özel tavsiyeler içermediğini belirtmek için kullanılır. Ancak bu uyarı, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) belirlediği yasal yükümlülükler ve sorumluluklardan muafiyet sağlamaz.

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nu incelersek, Kanunun Piyasa Dolandırıcılığı başlığı altında işlem bazlı piyasa dolandırıcılığı ve bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı suçları düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemeler ise şu şekilde:

  • MADDE 107 – (1) Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin olarak yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım veya satım yapanlar, emir verenler, emir iptal edenler, emir değiştirenler veya hesap hareketleri gerçekleştirenler üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar. Ancak, bu suçtan dolayı verilecek olan adli para cezasının miktarı, suçun işlenmesi ile elde edilen menfaatten az olamaz.
     
  • (2) (Değişik: 27/3/2015-6637/11 md.) Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren, söylenti çıkaran, haber veren, yorum yapan veya rapor hazırlayan ya da bunları yayan ve bu suretle menfaat sağlayanlar üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar.
     
  • (3) Birinci fıkrada tanımlanan suçu işleyen kişi pişmanlık göstererek, beş yüz bin Türk lirasından az olmamak üzere, elde ettiği veya elde edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katı miktarı kadar parayı, Hazineye; a) Henüz soruşturma başlamadan önce ödediği takdirde, hakkında cezaya hükmolunmaz. b) Soruşturma evresinde ödediği takdirde, verilecek ceza yarısı oranında indirilir. c) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, verilecek ceza üçte biri oranında indirilir.

Sonuç olarak sermaye piyasaları hakkında yatırımcıları “yönlendirme amacıyla” yapılan paylaşımların piyasa dolandırıcılığı suçunu işlediğinden söyleyebiliriz.

Bu durumda paylaşımı yapan şahısların paylaşımda yer alan amacının tespiti önemlidir. Bu tespit yapılırken YTD “yatırım tavsiyesi değildir” ibaresi, paylaşımın içeriğinde görülen amacın yönünü değiştirdiği ölçüde önemlidir.

Ancak yatırım tavsiyesi içerdiği ve yatırımcıların kararlarını etkileme amacı yoğun olan bir paylaşımın sonunda yer alan YTD notu, hakkaniyet gereği bu etkileme amacının gerçekte bulunmadığını göstermeyecektir. Ve Sermaye Piyasası Kanunu’nda yer alan Piyasa Dolandırılığı Suçu’nun unsurları oluşacaktır.

Yatırım tavsiyesini sadece Portföy Yönetim Şirketleri ve Lisanslı Yatırım Uzmanları verebilir. Bu da hisse bazında değil, risk algınıza göre bir portföy dağılımı vermek suretiyle yapılır.

“Boğa sezonu geliyor; 300-500 at, unut.” diyenlere itibar ederek değil; kendinizi eğiterek, yatırım bilinci ile kendiniz öğrenerek ve sonucunda karar vererek yapın. Gerekirse herkesi dinleyin fakat son kararı siz verin, başkasının sizin adınıza karar vermesine izin vermeyin. Çünkü sonunda mağdur olan siz olacaksınız ve zararın bedelini ödemek zorunda kalacaksınız.

Kaynak: Yeni Çağ Gazetesi, Malumatfuruş

Borsa hakkındaki diğer içeriklerimiz:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx