**
Dünyanın en büyük teknoloji devi Apple’ın arkasındaki zihin olan Steve Jobs’un yükselişi, aslında başarısızlıklarla dolu bir hikaye. Fortune 500 listesinde yer alan ve 3 milyardan fazla iPhone satan Jobs, 1985 yılında CEO John Sculley tarafından görevinden alındığında kariyerinin en zor dönemlerinden birini yaşadı. Ancak bu zorunlu ayrılık, onun pes etmesini değil, yeni stratejiler geliştirmesini sağladı.
Jobs, Pixar ve NeXT gibi yenilikçi projelere yöneldi. Bu dönemdeki çalışmalar, Pixar’ın sinema dünyasında bir dev haline gelmesini sağlarken, NeXT de teknolojik yeniliklerin öncüsü oldu. 1997 yılında, Apple iflasın eşiğine geldiğinde, Jobs geri dönerek şirketi kurtardı. “Beni ayakta tutan tek şey yaptığım işi sevmemdi” diyerek, kariyeri boyunca yaşadığı zorlukları ve tutkusunu vurguladı.
Günümüzde yapay zeka ve istikrarsız iş piyasası ile genç nesillere önemli uyarılarda bulundu. 2005 yılında Stanford Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada, “Kısa vadeli kazançların peşinden koşmayın, uzun vadeli tutkunuzu bulun” diyerek Z kuşağına cesaret verdi.
Steve Jobs’un kariyerinde her şey, 12 yaşında Hewlett-Packard’ın kurucusu Bill Hewlett ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesi ile başladı. O an, teknoloji dünyasına açılan kapının ilk anahtarı oldu ve iPhone’un temelleri o günlerde atıldı.
Hayatı boyunca 10,2 milyar dolar bırakan Jobs, yıllar sonra yaptığı itirafla dikkat çekti: “23 yaşımda 1 milyon, 24 yaşımda 10 milyon, 25 yaşımda ise 100 milyon dolara sahip oldum. Ama bunun hiç önemi yoktu, çünkü ben para için çalışmadım!” Jobs için gerçek başarı, iPod’dan iPhone’a kadar dünyayı değiştiren ürünler yaratmak, banka hesabındaki rakamlar değil.